Ceza Kanununun Zaman ve Yer Bakımından Uygulanması (TCK 7-19)

Bir ceza kuralının hangi zaman diliminde işlenen ve hangi ülkede gerçekleşen suçlara uygulanacağı, ceza hukukunun temel meselelerindendir. Ceza kanununun zaman ve yer bakımından uygulanması, Türk Ceza Kanunu’nun 7 ilâ 19. maddeleri arasında düzenlenmiştir ve hem hangi kanunun uygulanacağını hem de Türk mahkemelerinin yetkisini belirler. Bu rehberde, zaman bakımından uygulamanın temel kuralı olan lehe kanun ilkesini ve yer bakımından uygulamanın dayandığı mülkilik, şahsilik, koruma ve evrensellik ilkelerini ele alıyoruz. Konu, Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümler kısmında yer alır.

Ceza Kanununun Uygulama Alanı: Zaman ve Yer Bakımından Uygulanması

Ceza kanununun uygulama alanı iki temel eksende belirlenir: zaman ve yer. Zaman bakımından uygulama, birbirini izleyen kanunlar arasında hangisinin geçerli olacağını; yer bakımından uygulama ise suçun işlendiği yere göre Türk kanunlarının uygulanıp uygulanmayacağını konu alır. Bu kurallar, Türk Ceza Kanunu‘nun “Kanunun Uygulama Alanı” başlıklı bölümünde toplanmıştır ve suçta ve cezada kanunilik ilkesinin doğrudan bir uzantısıdır.

Zaman Bakımından Uygulama (TCK 7)

Zaman bakımından uygulamada temel kural, fiilin işlendiği anda yürürlükte olan kanunun uygulanmasıdır. TCK 7’ye göre, işlendiği zaman suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez; işlendikten sonra yürürlüğe giren kanunla suç olmaktan çıkarılan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve verilmiş ceza varsa infazı ile kanuni sonuçları kendiliğinden ortadan kalkar. Bu ilke, “geçmişe yürüme yasağı” olarak da adlandırılır ve kişinin, fiili işlediği anda öngöremeyeceği bir cezayla karşılaşmasını önler.

Lehe Kanunun Geçmişe Yürümesi

Geçmişe yürüme yasağının en önemli istisnası, lehe kanun ilkesidir. TCK 7/2’ye göre, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Yani sonradan çıkan kanun failin lehineyse, bu kanun geçmişe yürür ve fiil işlendiğinde yürürlükte olmasa dahi uygulanır.

Lehe kanun, hüküm kesinleşmiş ve hatta infaz aşamasına gelinmiş olsa bile uygulanır. Bu durumda hükümlü, hükmü veren mahkemeye “uyarlama yargılaması” talebiyle başvurabilir; mahkeme dosyayı yeniden ele alarak lehe kanunu uygular. Lehe kanunun belirlenmesinde tek bir hüküm değil, kanunun somut olaya bütün olarak uygulanmasıyla ortaya çıkan sonuç dikkate alınır; yani hangi kanunun failin lehine olduğu, olayın tümü üzerinden değerlendirilir.

İnfaz Rejimine İlişkin Kurallar (TCK 7/3)

Lehe kanun ilkesinin de bir istisnası vardır. TCK 7/3’e göre, infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır; yani bu hükümlerde lehe olan değil, o an yürürlükte bulunan kanun geçerlidir. Ancak bu kuralın da istisnası bulunur: hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili hükümler bu kapsamın dışındadır ve bunlarda yine lehe kanun ilkesi işler. Bu ayrım uygulamada karışıklığa yol açabildiğinden, infaz hesaplamalarında hangi kuralın geçerli olduğunun doğru belirlenmesi önem taşır.

Yer Bakımından Uygulama: Mülkilik İlkesi (TCK 8)

Yer bakımından uygulamada Türk Ceza Kanunu kural olarak mülkilik (ülkesellik) ilkesini benimsemiştir. TCK 8’e göre, Türkiye’de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi ya da neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi hâlinde suç, Türkiye’de işlenmiş sayılır. Ayrıca Türk kara, hava ve deniz sahaları ile Türk deniz ve hava araçlarında işlenen suçlar da Türkiye’de işlenmiş kabul edilir. Mülkilik ilkesi, failin veya mağdurun vatandaşlığına bakılmaksızın, ülke sınırları içinde işlenen tüm suçlara Türk kanunlarının uygulanacağı anlamına gelir.

Şahsilik İlkesi: Faile ve Mağdura Göre (TCK 11-12)

Mülkilik ilkesinin yanında, kanun belirli hâllerde şahsilik ilkesine de yer vermiştir. Faile göre şahsilik (TCK 11), bir Türk vatandaşının yabancı ülkede işlediği ve belirli ağırlıktaki suçlar bakımından, koşulların varlığında Türk kanunlarına göre cezalandırılmasını öngörür. Mağdura göre şahsilik (TCK 12) ise, bir yabancının yurt dışında bir Türk vatandaşının ya da Türk hukukuna göre kurulmuş bir tüzel kişinin zararına işlediği suçlarda, belirli koşullarla Türk kanunlarının uygulanmasına imkân tanır. Bu ilkeler, suçun yurt dışında işlenmesi hâlinde dahi Türk yargısının devreye girebileceği durumları belirler.

Koruma ve Evrensellik İlkeleri (TCK 13)

TCK 13, koruma ve evrensellik ilkelerini düzenler. Koruma ilkesi, Türkiye’nin temel çıkarlarını (güvenliği, anayasal düzeni gibi) hedef alan suçların, nerede ve kim tarafından işlenirse işlensin Türk kanunlarına göre cezalandırılmasını sağlar. Evrensellik ilkesi ise, insanlığın ortak değerlerini ilgilendiren ve uluslararası nitelikteki bazı suçlar (işkence, uyuşturucu ticareti, parada sahtecilik gibi) bakımından, failin ya da mağdurun vatandaşlığına bakılmaksızın Türk kanunlarının uygulanabileceği hâlleri belirler. Bu ilkeler, madde metninde tek tek sayılan suçlarla sınırlıdır.

Yabancı Ülkede Verilen Hüküm ve Mahsup

Bir suçun yabancı ülkede yargılanmış olması, Türkiye’de yeniden yargılanmaya her zaman engel değildir. Kanun, belirli hâllerde yabancı ülkede hüküm verilmiş olsa bile Türkiye’de yeniden yargılama yapılmasını öngörür. Bu gibi durumlarda mağduriyeti önlemek için mahsup kuralı devreye girer: nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı yabancı ülkede gözaltında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan Türkiye’de verilecek cezadan düşülür. Böylece kişinin aynı fiil nedeniyle iki kez tam cezaya maruz kalması engellenir.

Zaman ve yer bakımından uygulama kuralları, özellikle yabancılık unsuru taşıyan ya da mevzuat değişikliği bulunan dosyalarda sonucu doğrudan etkiler. Bu değerlendirmelerin doğru yapılabilmesi için sürecin deneyimli bir ceza avukatından hukuki destek alınarak yürütülmesi önerilir.

Yer Bakımından Uygulama İlkelerinin Özeti

Aşağıdaki tablo, ceza kanununun yer bakımından uygulanmasında benimsenen dört temel ilkeyi özetlemektedir:

İlkeÖlçütKısaca
MülkilikSuçun işlendiği yerTürkiye’de işlenen tüm suçlara Türk kanunu uygulanır
ŞahsilikFail veya mağdurun vatandaşlığıYurt dışındaki suçta vatandaşlık bağıyla Türk kanunu uygulanabilir
KorumaTürkiye’nin çıkarlarıDevletin temel çıkarlarına yönelen suçlar
Evrensellikİnsanlığın ortak değerleriİşkence, uyuşturucu ticareti gibi uluslararası suçlar

Uygulamada Sık Karşılaşılan Durumlar

Zaman ve yer bakımından uygulama kuralları, uygulamada özellikle iki durumda öne çıkar. Birincisi, bir suç işlendikten sonra ilgili kanunda değişiklik yapılması hâlidir. Örneğin bir suçun cezası sonradan indirilmişse, henüz kesinleşmemiş dosyalarda ya da infaz aşamasındaki hükümlerde lehe kanun uygulanır ve fail bu indirimden yararlanır. Bu nedenle mevzuat değişikliklerinin dosyaya etkisi sürekli takip edilmelidir.

İkincisi, internet üzerinden veya sınır aşan biçimde işlenen suçlardır. Bir içeriğin yurt dışındaki bir sunucudan yayımlanması, ancak sonucunun (mağduriyetin) Türkiye’de gerçekleşmesi durumunda, suç Türkiye’de işlenmiş sayılabilir ve Türk kanunları uygulanır. Benzer şekilde, fiilin bir kısmının Türkiye’de gerçekleşmesi de yeterlidir. Bu tür sınır aşan olaylarda hangi ülkenin kanununun ve mahkemesinin yetkili olduğunun doğru belirlenmesi, savunmanın ilk ve en teknik aşamalarından biridir.

Sıkça Sorulan Sorular

Lehe kanun ne demektir?

Lehe kanun, suçun işlendiği tarihteki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun farklıysa, failin daha az cezalandırılmasını sağlayan kanundur. TCK 7/2 uyarınca lehe kanun geçmişe yürür ve hüküm kesinleşmiş olsa bile uyarlama yargılamasıyla uygulanır.

Yurt dışında suç işleyen Türk vatandaşı Türkiye’de yargılanır mı?

Belirli koşullarda evet. Faile göre şahsilik ilkesi (TCK 11) uyarınca, bir Türk vatandaşının yabancı ülkede işlediği ve kanunda öngörülen ağırlıktaki suçlar bakımından, koşulların varlığında Türkiye’de Türk kanunlarına göre yargılama yapılabilir.

Suçun işlendiği yer nasıl belirlenir?

TCK 8’e göre, fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi ya da neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi hâlinde suç Türkiye’de işlenmiş sayılır. Bu nedenle hareketin veya sonucun bir kısmının Türkiye’de gerçekleşmesi, Türk kanunlarının uygulanması için yeterlidir.

Zaman ve yer bakımından uygulama kurallarının somut olayda doğru değerlendirilmesi, özellikle mevzuat değişiklikleri ve yabancılık unsuru taşıyan dosyalarda belirleyicidir. İstanbul’da yürüttüğümüz ceza davalarına ilişkin daha fazla bilgi için İstanbul Ceza Avukatı sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

Benzer Yazılar